The DarkGamer
Oyunların Efendisi

GTA:SAN ANDREAS[İNCELEME]

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, nasıl zevkler ve renkler konusunda yapılan tartışmaların sonu yoksa, GTA: San Andreas’ı da anlatmanın bir sonu yok. Elimden geldiğince çok şeye değinerek, belki de tarihin en mükemmel oyunu olan “GTA: SA”yı size anlatmaya çalışacağım. Bakalım bunu başarabilecek miyim…
Biliyorsunuz, GTA serisinin en önemli özelliği, kendi türünü yaratan bir oyun olmasıdır. Oyunun türü sorulduğunda düşünürsünüz, düşünürsünüz ve şunu söylersiniz: GTA türü. Hiçbir türe sığmayan, hiçbir tanıma uymayan ve oyunculara sınır tanımaksızın oyun keyfi yaşatan bir oyundur GTA… Çok mu şiirsel oldu? O zaman bulduğum gerizekâlı bir espriyi yapayım da bu moddan çıkalım: Görünen o ki Sabancı Holding oyun piyasasına da el atmış… GTA “SA”.
GTA serisinin zirve yaptığı oyun, Vice City idi. Şimdi ise daha önceki oyunun geçtiği Vice City’nin 4 katı büyüklüğündeki San Andreas’ta maceralarımıza devam ediyoruz. Bu kez, Carl Johnson olarak… Bu yazıda ne oyunun karakterlerinden, ne oyunun geçtiği yerlerden ne de silahlardan söz edeceğim. Bütün bu bilgileri gtatr.com isimli sitemizden fazlasıyla alabilirsiniz. Sadece şunu hatırlatayım, oyun koca bir eyaleti paylaşamayan sokak çetelerinin mücadelelerini konu alıyor. Biz de CJ(Carl Johnson) olarak bu çetelerden birine üyeyiz: Grove Street Families. Oyunu iki türlü oynayabilirsiniz.
Bir, bütün görevleri yapmak için bir taraflarınızı yırtarak; iki, bir tarafınızı yayıp şehri dolaşarak… Oyunu iki türde de uzuun uzun oynamanızı, oyundan iyice bıkmanızı -tabii bıkabilirseniz- tavsiye ederim. Unutmayın ki, bir dahaki oyunun çıkması için daha çok beklememiz gerekiyor. Hâtta hile kullanarak bile oynayın! Öyle bile çok zevkli olabiliyor… Eğer hemen oyunun görevlerine dalmak istiyorsanız, sizi çok çok zorlu görevlerin beklediğini bilin. Öyle ki, çok kolay olacağını düşündüğünüz görevler bile sizi günlerce -hâtta bazılarının dediğine göre aylarca- kasabilir. Mesela “araba hoplatmaca” adını verdiğim görev! Ben o görevi değil ama yine herkesin çok uzun süre üstünde çalıştığı “dans etme ve DJ’in arabasını çalma” görevini ilk oynayışta geçtim. E tabii bazı görevler yetenek istiyor ehuehue… Neyse görevlerden bahsetmek yerine şunu söyleyeyim, görevler gerçekten acayip zor. Hele bir de “müzik kitabı kaçırma” gibi bir görev var ki… O ne afettir, o ne afettir… Neyse görevlerden bahsetmeyeceğim demiştim. Oyunu boş boş oynamayı tercih ederseniz ise, eminim ki en çok ilgi göstereceğiniz şey oyuna ustalıkla yerleştirilmiş olan ek görevler, ondan sonra da kızlar olacaktır. Ek görevlerden biraz bahsetmek gerekirse, yeni bir paragrafa geçmek gerekir…
Üstteki paragraf arkadaşımda da söylediğim gibi, oyuna ustalıkla yerleştirilmiş ek görevleri oynayıp paranıza para katabilir, hâtta para havuzunda bile yüzebilirsiniz. Ek görevlerin neler olduğunu sorarsanız, “Say say bitmez!” derim. Ya da vazgeçtim biter, o zaman sayalım… Bir, taksicilik. Anladığınız üzere taksicilik yapıyorsunuz işte.. İnanın, taksicilik görevi, şu anda piyasada bulunan tüm taksi oyunlarına taş çıkarır cinsten. İki, ambulansçılık. “Ambulansçılık” gibi bir kelime kullandığıma inanamıyorum! Ehuehue küçüken her oynadığımız oyunun arkasına “çılık” takardık. “Çocuklar ne oynuyorsunuz bakayım?” “Futbolculuuuk.” Ehuehue “Futbol oynuyoruz.” desenize “futbolculuk” ne demek! Neyse işte bu görevde de ambulans kullanıyor ve haritada belirtilen yerlere gidip gelerek bağlı olduğunuz hastanenize hasta taşıyorsunuz. Üç, polislik. Polisçilik değil. Yine anladığınız gibi, polis oluyorsunuz ve suçlularla, daha doğrusu San Andreas’taki çete üyeleriyle uğraşıyorsunuz. Böylece bir taşta iki kuş vurmuş oluyorsunuz. CJ de rakip çete üyeleriyle uğraşmak zorundaydı zaten… Ve diğer bir ek görev de, ehm ehm… Ben en iyisi size tanımını ve bu işi nasıl yaptığınızı söyleyeyim, işin adını siz çıkarın yoksa kötü kelimeler kullanmak zorunda kalacağım. Efendim ilk olarak, üstü açık gösterişli arabanızı alıyorsunuz. Sonra, arabaya kızlarınızdan birini bindiriyorsunuz ve kızı, kızı sipariş eden adama götürüyorsunuz. Sonra kızlarınızdan başka birini alıp, başka bir adama götürüyorsunuz ve bu işten çok iyi para kırıyorsunuz. E anlayın artık size ne deniyor…
Şu ana kadar gördüğüm en geniş içerikli oyununun “GTA: San Andreas” olduğunu daha önce de söylemiştim. Söylememişsem de şimdi söylüyorum, “GTA:SA” şu ana kadar gördüğüm ve oynadığım en geniş içerikli oyun. Öyle ki, oyun içinde yönlendirdiğimiz Carl Johnson yani CJ yani “Sicey”in herşeyiyle bizzat kendimiz ilgileniyoruz. “The Sims” desem herhalde ne demek istediğimi anlarsınız. Cj’in formu, dövmeleri, kıyafetleri, malı-mülkü hâtta cinsel ilişkileri bile bizden soruluyor. Adımız “Veli” oluyor yani. Yok, CJ’in velisi oluyoruz. İkisi de ya da… Eyaletimiz San Andreas’ta ki iş yerlerine veya marketlere giderek, CJ’e istediğinizi yapıyorsunuz. Berbere gidip CJ’i dazlak yapabilir, ya da Mekke’den yeni dönmüş hâli vererek sakallı yapabilirsiniz. Mağazalara giderek CJ’i çıplak bırakabilir, ona şalvar giydirebilir ya da onu doğru düzgün giydirerek karizmanızı yükseltebilirsiniz. Yine çeşitli yerlerde bulunan dövmecilere giderek, CJ’in vücudunu delik teşik edebilirsiniz. Reklam yapar gibi oldum, olsun devam edelim. Ayrıca, CJ’e şehrin değişik yerlerinde ev alabilir ve böylece oyunu daha sık kaydedebilirsiniz. Şehrimiz çok geniş olduğu için paranıza biraz kıyıp her bölgeden bir ev alsanız iyi olur, yoksa çook başarınızı kaydedemeden kaybedersiniz. Ve şimdi gelelim maydonozun faydalarınaaaa… Maydanozun faydası şu, CJ’in formunu korursunuz. Nasıl mankenlerin veya futbolcuların formlarını korumalarını gerekiyorsa, siz de karakteriniz CJ’in formunu korumak zorundasınız. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Cevabı gtatr.com sitemizde yer alan “Selülitli GTA’ya Son!” isimli haberde bulabilirsiniz. Böylece yazar arkadaşım Cem’in reklamını da yapmış oldum ehuehue.
Ve oyunun ses-müzik-grafik değerlendirmesine geçmeden önce değineceğim başka birşey: CJ’in cinsel hayatı… Nedense, ki benim de öyle, GTA hayranlarının en çok ilgilendiği konu bu.. Yahu kardeşim gidim “Playboy:The Mansion” oynayın! Ya da ne bileyim “Singles” oynayın! Gidin Posta gazetesindeki Haydar Dümen’in köşesini okuyun! Öğrenin bakalım kızlık zarınız hâlâ sağlam mı… “Ehuehue” ekleyeyim de sapık demesinler… CJ’in cinsel hayatını düşünmek gerekirse; ilk olarak yapmanız gereken şey CJ’e iyi bakmanız ve ona mümkün olduğunca seksi kıyafetler giydirmeniz. Zaten ondan sonra bütün kızlar üstünüze koşmaya başlıyorlar. Eğer arabadaysanız, size “Biraz hoş vakit geçirmek ister misin tatlım?” diyorlar. Siz de tabii fırsatı kaçırmıyorsunuz ve hemen “y” tuşuna basarak bu teklifi kâbul ediyorsunuz. Sizi gidi sizi… Eğer istemezseniz “n” tuşuna basıyorsunuz. Şu ana kadar hiç basmadığım için CJ’in ne bahane üretip ilişkiden kaçtığını bilemeyeceğim. “Başım ağrıyor!” falan diyordur herhalde ehuehue. Her neyse, “y” tuşuna bastığınız takdirde kız arabanıza biniyor, ve daha sonra kamera arabanın altını göstermeye başlıyor. Araba sallanıyor, daha şiddetli sallanıyor, ve en sonunda iş bitiyor. İş bitince kız arabadan iniyor. Biraz olsun “cin” olan arkadaşlarımız eminim bu işi üstü açık arabayla yapmayı denemiştir. Ben denedim, ve inanılmaz bir hatayla karşılaştım: Kız arabaya biniyor ve CJ’in yanına oturuyor. Sonra araba biraz sallanıyor ve iş bitiyor. Valla küçükken anneme “Annee! Ben nasıl oldum?” dediğimde “Babanla ben dans ettik, oldun.” gibi saçma cevaplar alırdım ama hiç “Yanyana oturduk, sen oldun.” gibi bir cevapla karşılaşmamıştım. Vay canına… Karşı cinsle olan ilişkileriniz illa ki “cinsel” olacak diye bir şart yok! Bazı görevlerden sonra -mesela yanan evden kız çkarma gibi- sahip olacağınız kız arkadaşlarınızla randevulaşabilir, onu bara-yemeğe-gezmeye götürebilir ve onunla mutlu dakikalar geçirebilirsiniz. Benim gibi kızı daha ilk buluşmada öpmeye çalışıp onu yemeğe çöp kamyonuyla -bkz gtatr.com “Gamerbug’dan çok özel resimler!” haberi- götürürseniz, hemen şutlanırsınız. Ama işleri iyi yapar, onunla romantizmin doruklarında birkaç gece geçirebilirseniz, kızı iyi tavlarsınız. Ama yine de birşey yapamazsınız ehuehue. Kızla birşey yapmak için “Hot Coffee Modu”nu bilgisayarınıza indirmelisiniz. İşte o zaman dananın kuyruğu kopar. Programı indirebileceğiniz sitenin ismini vermeme gerek yok herhalde ehuehue. Hâtta birkez daha ehuehue.
Peki hiç mi olumsuz yönü yok bu oyunun? Var tabii… Eee hatasız kul olmazmış. Gâvur da olsa kul işte. O da hata yapacak ehuehue. Valla ben bazı mantık hataları ve karakterlerin bazı saçma hareketleri dışında bir hata göremedim. Belki de vardır ama oyun beni mest ettiği için görememişimdir. Mantık hatalarından biri hakkında demin konuştum. Ayrıca etrafta hep aynı tipteki karakterlerin dolaşması da çok saçma birşey. Çok şey mi istiyorum ne …

Heleşükür grafik-ses-müzik değerlendirmesine geçebildim! Ne? Değerlendirecek birşey yok mu? Herşey mükemmel mi? İyi siz öyle diyorsanız öyle olsun… Ama yine de ben kısaca bir değerlendireyim. Oyunumuzun grafikleri neredeyse mükemmel. “Neredeyse” fazla olmuş, onu çıkarın. Sadece videolarda birkaç yerde karakterler köşeleniyor, onun dışında grafiklere kimsenin söz söyleyebileceğini zannetmiyorum. Seslerin ve seslendirmenin ne kadar mükemmel olduğunu da şu kanıtlıyor: Tüm karakterlerin seslendirmesi ayrı bir Hollywood çalışanı tarafından yapıldı. Bu çalışanlar çaycı, kapıcı falan değil, resmen bazı filmlerde rol almış oyuncular. gtatr.com daki “karakterler” bölümünden hepsini öğrenebileceğinizi söylemeyeceğim, yakında kusacaksınız çünkü. Müzik konusunda ise Rockstar Games büyük bir yaratıcılık örneği gösterdi ve oyuna müzik koymadı. Hemen telaşlanmayın! Oyunda müzik yok, fakat arabaya bindiğiniz zaman tam 11 radyo istasyonunu dinleyebiliyorsunuz! Bunun ne kadar harika birşey olduğunu söylememe gerek yok herhalde… Eğer radyoların şarkı arşivlerini merak ediyorsanız size göstereceğim adres: http://www.gtatr.com . Aaa Necati kustu bile! Ehehe…
Son olarak, “Grand Theft Auto: San Andreas” isimli oyunun harika olduğunu ve onu almak zorunda olduğunuzu söylüyorum, huzurlarınızdan çekiliyorum…

About these ads

Yorum Yok to “GTA:SAN ANDREAS[İNCELEME]”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: